Popüler diyetler

Popüler diyetler

Tüm dünyada büyüyen obezite dalgası, "düşük yağlı" bes­lenme önerisiyle direkt olarak ilgilidir. Çelişkili bir biçimde, yağdan uzak durmak bizi daha da yağlı yapıyor. Şu anda ...

Popüler diyetler

Tüm dünyada büyüyen obezite dalgası, "düşük yağlı" bes­lenme önerisiyle direkt olarak ilgilidir. Çelişkili bir biçimde, yağdan uzak durmak bizi daha da yağlı yapıyor. Şu anda ...

Popüler diyetler
30 Ocak 2011 - 23:34

Tüm dünyada büyüyen obezite dalgası, “düşük yağlı” bes­lenme önerisiyle direkt olarak ilgilidir. Çelişkili bir biçimde, yağdan uzak durmak bizi daha da yağlı yapıyor. Şu anda en ge­çerli olan diyet biçimi -düşük karbonhidrat, bol protein diyet­leri- eğer sadece tartıdaki rakamla ilgileniyorsanız, geçici so­nuçlar sağlayabilir. Genellikle bu diyetlerde fazla miktarda yağ bulunur – zehirli, atardamarları tıkayan yağlar. Bunu bir kena­ra bıraksak bile, aşırı protein incebağırsağınızı, böbreğinizi ve karaciğerinizi tehlikeli biçimde etkiler ve kemiklerinizi zayıfla­tır. Geçici olarak daha ince olabilirsiniz ama büyük ihtimalle artık sağlıklı olmazsınız.

Her şeye rağmen, Amerikalılar Atkins, South Beach, Sugar Busters, Weight Watchers, Zone, Kan Grubu Diyeti ve bunun gibi pek çok diyet programına ve ürünlerine yılda 40 milyar do­lardan daha fazla para harcıyor. Her program, kendi yemek lis­tesi ve yasakladığı yiyeceklerle hem çözüm üretiyor hem de aşın kilo ve obeziteye neden oluyor. Hepsinin ortak noktası, geleneksel düşük yağ/yiyecek piramiti veya tutucu VVeight VVatchers yaklaşımıyla, vücudunuzu kısmen ama yüksek oran­da asitli hale getirmeleri. Her biri, kanınızı kirletip pH dengesi­ni bozacak yiyecekler öneriyorlar. Dengesizlik sizi hasta ve ki­lolu yapabilir. Uzun vadede, büyük ihtimalle veremeyeceğiniz kiloların sahibi olursunuz ve yüksek protein diyetlerinde, eğer uzun süre devam ederseniz (genellikle bir yıldan fazla), ciddi hastalıklar ve rahatsızlıklar ortaya çıkabilir.

Bu doğru: Bilinen çoğu diyeti uyguladığınızda elde edeceği­niz tek şey istemediğiniz kilolar olacaktır; çünkü vücudunuz yağ depolayarak kendini asitlerden çaresiz bir şekilde koruma­ya çalışacak. İnanıyorum ki aşırı kilolar için tek gerçek ve kalıcı çözüm, vücudunuza sağlıklı ve alkalik kan temin etmek – bu, son zamanların popüler diyet listelerinde rastlayamayacağınız bir şey.

örneğin son zamanların en çok konuşulan diyetlerinden olan South Beach Diyeti’nde, yüksek kalitede yağsız protein, orta seviyelerde yağ ve karbonhidrat öneriliyor. Bence sorun, proteinin çok aşırı olmasının yanı sıra, yazarın dediğine göre tavuk, hindi ve yumurtadan alınması; bunların hepsi son dere­ce asitli ve proton açısından zengin. Örneğin Hindistancevizli Tavuk tarifini okurken, çok sayıda orta düzey alkalik malzeme­yi fark ettim -kuru ve taze soğan, sağlıklı Hindistancevizi sütü, zeytinyağı, macadamia, az miktarda baharat. Ama bunların hiçbirinin, tavuk ve şekeri de içeren diğer malzemeler nedeniy­le hiçbir önemi kalmıyor. Daha da ötesi, uzun süre pişirilen her şeyde elektron oranı azalır ve normalde sağlıklı olan yağ toksik-leşir. Bu yemeği yedikten sonraki dakikalar içinde kanınız ta­mamıyla asitlenir. Sınır Tanımayan Doktorlar Birliği tarafından yapılan Atkins diyetinin analizi, bu programın uygulanması sonucunda orta­ya çıkacak problemleri göstermiştir. Raporlar, üç aşamalı mö­nü programının doymuş yağ oranı bakımından son derece ko­lesterol dolu; lif miktarı, yedi anahtar vitamin ve mineraller ba­kımından ise çok düşük olduğunu göstermiştir. Program, açık­ça söylendiği gibi, protein bakımından zengin (kalorilerin üçte biri ile çeyreği arasında) ve karbonhidrat bakımından çok dü­şük seviyede (kalorilerin %3-22′si arasında). Ayrıca kalorilerin %45-64′ü yağlardan, yani kabaca çeyrek veya üçte bir oranda, kalp hastalıkları riskini yükselten doymamış yağlardan almıyor – her gün 38-45 gram arasında. Lifler, sadece koruma aşama­sında, günde 18 grama çıkıyor; bundan önce günde ortalama 2-7 gram arası lif alınıyor. Bu oranı, kronik hastalıklardan ko­runma ve kilo kontrolü için genel olarak önerilen 20-35 gram ile karşılaştırın. Atkins mönüsü de ölçülen bütün anahtar be­sinler bakımından oldukça eksik: kalsiyum, demir, C vitamini, A vitamini, folik asit, B12 vitamini ve tiamin (B grubuna ait, su­da çözülebilen bir vitamin). (Atkins programı da kalsiyum ve magnezyum takviyesi alınmasını öneriyor.) Genel sağlık bakı­mından gerekli miktarı bir kenara bırakalım; hastalıklardan korunmak için gereken günlük değerlerin son derece altında miktarlarla tatmin olacaksanız, durum bu. Son olarak, diğer bütün protein diyetleri gibi, Atkins de son derece asidik ve he­men hemen bütün proton zengini yiyecekleri içeriyor.

Bu haber 1463 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x