Son araştırmalar kakkında bilgiler

Son araştırmalar kakkında bilgiler

New Jersey'deki Holy Name hastanesi bülteninde yayınlanan bir rapora göre betakaroten, C ve E vitaminlerinden oluşan antioksidanların serbest radikaller, olarak bilinen zararlı molekülleri kontrol altına ...

Son araştırmalar kakkında bilgiler

New Jersey'deki Holy Name hastanesi bülteninde yayınlanan bir rapora göre betakaroten, C ve E vitaminlerinden oluşan antioksidanların serbest radikaller, olarak bilinen zararlı molekülleri kontrol altına ...

Son araştırmalar kakkında bilgiler
22 Mart 2007 - 23:42

New Jersey’deki Holy Name hastanesi bülteninde yayınlanan bir rapora göre betakaroten, C ve E vitaminlerinden oluşan antioksidanların serbest radikaller, olarak bilinen zararlı molekülleri kontrol altına alarak kalp hastalıkları ve diğer kanser türlerine yakalanma riskini azalttığı saptanmıştır. Normal moleküllerde her atom ikili elektronla havalanmışken, serbest radikallerde bir elektron eksiktir. Serbest radikal en yakınındaki molekülden bir elektron çalınca, ok-sidasyon denilen çürütücü bir zincirleme reaksiyona neden oluyor. Antioksidasyon ise serbest radikallere elektronlar sağlayarak onların zarar vermelerini önlüyor.

Boston’daki Kadın Hastanesi doktorlarından Joanne Manson’a göre, bunu duyunca hemen koşup evinizde antioksidan stoku yapmanız gerekmez. Çünkü bugüne kadar sadece gıdalardaki antioksidanlar üstüne araştırma yapıldı. Antioksidan haplar üzerine değil.

Boston’daki New England Deaconess Hastanesi Gıda Araştırmaları Bölüm Başkanı Dr. George Blackburn, “Gıdalardan aldığımız antioksidanlarla destekleyici hapların vücut üzerinde aynı faydayı gösterip göstermediğini bilmiyoruz,” dedi.

VVashington’da George Washington Üniversitesi profe­sörlerinden Dr. C. VVayne Callavvay, “Brokoli, lahana gibi sebzelerde koruyucu özelliğe sahip olabilecek, ama antioksidan sınıfına girmeyen otuz kırk kimyevi madde var,” diyor. Bu nedenle de bilim adamları besinlerimizi dengeli beslenmeyle doğal yollardan almamızı öneriyorlar. Günde beş porsiyon bol lifli sebzeyle meyve sizin C vitamini ve betakaroten gereksinimizi karşılar.

1994 sonbaharında Associated Press haber ajansı etten çok sebzeye dayalı beslenme biçimini benimsememiz için yeni nedenler ortaya koydu. Günde 10 gr. doymuş yağ tüketen kadının yumurtalık kanseri olma riski yüzde yirmi artıyor. Günde sadece iki porsiyon sebze sizi bu tehlikeden korumaya yeter.

Yumurtalık kanseriyle bağlantılı en biyük risk doğurganlık hormonu östrojendir. Araştırmalara göre, günde 10gr. fazla doymuş yağ veya hayvansal yağ yiyen kadın yumurtalık kanseri riskini yüzde yirmi artırıyor. Diğer yandan günde 10gr. lifli gıdayla beslenen kadınlar kanser riskini yüzde otuz yedi oranında azaltıyorlar.

Araştırmalar sonucunda her hamilelik döneminin riski yüzde yirmi azalttığı, doğum kontrol hapıyla korunulan her yılın bu riski yüzde beş ile on oranında düşürdüğü belirlenmiştir. Yale Üniversitesi Doktorlarından Harvey Risch hayvansal yağlarda östrojen olabileceğini veya kadınların doğal yoldan ürettikleri östrojen hormonunu artırabileceğini, bu arada sebzelerdeki kimyasal maddelerin kadınlık hormonu östojen salgısını azaltabileceğini söyledi. Bu durumda beyin, vücudun üretmediği östrojenlerle diğerinin arasındaki farkı algılayamaz ve yumurtalıklara östrojen üretimini düşürmeleri komutunu verir. Östrojen üretiminin azalması da riski azaltır.

Böylece östrojen takviyesi tedavisi yanında birçok soruyu da getiriyor. Kanser riski, östrojenle ilintiliyse, neden daha fazla östrojen almak isteyelim?

Antioksidan Listesi
*Az yağlı ve bol lifli beslenme biçimi
*Beta-karoten (A vitamini)
*C Vitamini
*E Vitamini
*Sarmısak,Yoğurt,Soya Fasulyesi,Lima Fasulyesi,Deniz Yosunu


Bu haber 1404 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x