Tüm enerjiniz bebeğinize gider

Tüm enerjiniz bebeğinize gider

Anne olmadan önce, henüz anne baba olmuş bir arkadaşınızla görüştünüz mü? Bebekleri ile ilgili olmayan her hangi bir konuda konuşama­dıklarını fark ettiniz mi? Yalnızca yemeğini ...

Tüm enerjiniz bebeğinize gider

Anne olmadan önce, henüz anne baba olmuş bir arkadaşınızla görüştünüz mü? Bebekleri ile ilgili olmayan her hangi bir konuda konuşama­dıklarını fark ettiniz mi? Yalnızca yemeğini ...

Tüm enerjiniz bebeğinize gider
13 Aralık 2010 - 16:49

Anne olmadan önce, henüz anne baba olmuş bir arkadaşınızla görüştünüz mü? Bebekleri ile ilgili olmayan her hangi bir konuda konuşama­dıklarını fark ettiniz mi? Yalnızca yemeğini yi­yip, altını ıslatan ve durmadan mızmızlanan mi­nicik bir varlığın, yetişkin insanların hayatlarını nasıl ele geçirebildiğine şaştığınızı hatırlıyor mu­sunuz?
Sanırım artık şaşmıyorsunuzdur.

Yeni bir bebekle, oldukça yoğun geçecek olan bir deneyime ilk adımınızı atmış bulunu­yorsunuz. Eğlenceli olduğu kadar ürkütücü de gelebilir. Her şeyden önce tüm enerjinizin bebe­ğinize aktarılacağı bir dönemdir. İşi yaparak öğ­renmek söz konusudur ve fazla mesailere her daim açık olmak. Yapmanız gereken her şeyi eksiksiz yapmak istersiniz. Ve bunu profesyonel olmak adına değil, içinizden gelen ve daha önce tanışmadığınız bir sesin emrinde yaparsınız.

Anne olduğunuz ilk zamanlarda tecrübe et­tiğiniz duygusal değişimler hayli yoğundur. Be­beğinize karşı hissettiğiniz şey, daha önceden kendinizce tanımladığınız anne sevgisinden farklı olsa da çok şiddetlidir. Benliğiniz anneliğinizle bütünleşir ve kendinizde daha önce hiç fark et­mediğiniz yeni şeyler keşfetmeye başlarsınız.

Hissettikleriniz neden mi bu kadar yoğun? Çünkü şimdi kucağınızda tutuyor olduğunuz bebeğiniz, kısa bir süre öncesine kadar sizin be­deninizin içindeydi. Bu sebeple içten içe sizin ve bebeğinizin tek bir varlık olduğu hissine ka­pılabilirsiniz. Eğer bebeğiniz huzursuzsa, siz de huzursuz hissedersiniz. Minik kaslarını gerdi­ğinde, farkında olmadan siz de aynını yaparsı­nız. Bu hâlâ duygularınızı paylaştığınızın gös­tergesidir. Aynı şey bebeğiniz için de geçerlidir. Hatta bu durum onda daha uzun sürer. Sizden ayrı bir birey olduğunu anlaması birkaç ayını alabilir.

Anneliğinizin, şu an hatırlayamadığınız (muh­temelen bilinçaltınızın derinliklerinde varlığını sürdüren) bebekliğiniz ve annenizle yakından ilişkisi olduğu bir gerçek. Bebekliğinizde sizin de tecrübe ettiğiniz korku ve yalnız kalma endişeşi gibi çeşitli duygular, şimdi bebeğiniz kuca-ğmızdayken tam bir yetişkin gibi ve olduğunuz gibi düşünmenizi engeller. Bu sayede kendiniz­de daha önce fark edemediğiniz bir empati gü­cünü keşfedersiniz.

Eğer bebekliğinizde anneniz ona ihtiyacınız olduğunda yanınıza gelmekte hep gecikmişse, bebeğiniz ağladığında hemen kendinizi onun yanında buluverirsiniz. Hatta buna gerek bile kalmaz, çünkü onu neredeyse hiç yalnız bırak­mazsınız. Bu bebeğiniz her huzursuzlaştığrada iyi bir anne olamadığınızı düşünüp vicdan azabı çekmenize bile sebep olabilir. Bu nişlerinizi den­gelemenin yolunu bulmakta fayda var. Bebeği­nizin ihtiyaçlarını kelimelerle ifade edemiyor olduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın.

Anneliğe yeni adım attığınız ilk dönemlerde, enerjinizi ne kendinize, ne de bebeğinize yön­lendirmenize fırsat vermeyecek başka streslerle de karşı karşıya kalabilirsiniz. Evliliğinizle ilgi­li problemler, annenizin ya da kayınvalidenizin anneliğinizle ilgili bitmek bilmeyen eleştirileri, maddi sıkıntılar ya da yeni hayatınıza uyum sağ­lamakta yaşadığınız güçlükler, sizi yıldırarak ruhsal dengenizi bozup annelik nişlerinizi olum­suz etkileyebilir. Çünkü kendinizi iyi hissetme­diğinizde bebeğinize de gereken alakayı göste­remezsiniz. Kısa bir dönem için bile olsa, enerji nizi tüketen kaygılarınızı bir kenara itip, bebe­ğiniz ve kendiniz için huzurlu bir ortam yarat­maya çalışmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Her şeye eskiden olduğundan daha fazla mı kafayı takıyorsunuz? Bunu üstesinden geline­meyecek bir problem olarak görmeyin. Bebeği­nize ve büründüğünüz yeni anne rolüne alışma evresindesiniz. Toz almak gibi basit bir eylem bile gözünüzde büyüyor olabilir bu dönemde. Öyleyse bırakın salonunuz tozlu kalsın, anne­niz ya da en yakın arkadaşlarınız ne güne duru­yor? Ayşe Hanım’in sizin anneliğiniz hakkında düşündükleri umurunuzda bile olmasın. Enerji­nizi canınızı sıkan gereksiz şeylere değil, bebe­ğinize harcamanız gereken bir dönemdesiniz.

İster tutmuş olduğunuz yardımcı, ister anne­niz olsun, bebeğiniz doğduğunda iş bölümünü iyi ayarlamalısınız. Bebeğin bakımı ile asıl ilgi­lenmesi gereken kişinin siz olduğunu onlar da bilmeli. Onların yapacağı tek şey, sizi bebeği­nizle ilgilenmekten alıkoyan şeylerin üstesin­den gelmek. Bebek görmeye gelip, bekledikleri hizmeti göremeyen akraba ve komşuların ge­reksiz eleştirileri yeni annelerin canını sıkar. Si­ze yardım eden kişinin ya da eşinizin bu konuda çok hassas olması gerektiğini bir kez daha ha­tırlatmakta fayda var. Siz siz olun, sizi bebeği­nizden alıkoyacak hiç bir olumsuzluğa takılıp kalmayın.

Çoğunlukla kendilerini bebeklerinin ihtiyaç­larına adayan yeni anneler, kendi ihtiyaçlarını görmezden gelirler. Sekiz çocuk annesi olan, tecrübeli hemşire eşim Martha bile bu konudaki engin bilgisine rağmen diğer tüm anneler gibi her seferinde ayni hataya düşmüştür. İlgili bir baba ve eş olarak Martha ‘ya bebeklerimizin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin sağlıklı ve mutlu bir anne olduğunu her fırsatta hatırlattım. Bebeği­nize vereceğiniz en kıymetli hediyenin gülen ve mutlu bir yüz olacağını aklınızdan çıkarmayın.

Bebeğinizin varlığınıza en çok ihtiyaç duy­duğu dönemdesiniz şu an. Onun yenisi olduğu bu dünyada kendini bağlı hissettiği, sesine, ko­kusuna ve davramşianna aşina olduğu tek kişi sizsiniz. Onun ihtiyaç duyduğu güven duygusu­nun tek kaynağı olduğunuz bir gerçek. Eşiniz bile bebeğinizin dünyaya gözlerini açtığı ilk za­manlarda, sizin yerinizi geçici bir süreliğine de olsa dolduramaz. Bu başlangıçta hakkı ile yeri­ne getirebileceğinizden şüphe ettiğiniz bir sorum­luluk gibi görünebilir. Uyurken bile kulağınızın onda olması, gün içinde hep yanında durmak ve zamanınızın çoğunu onu beslemeye adamanız Yirmi dört saat iş başı yapmak. Hep hayalini kurduğunuz kariyeriniz için bile bu kadarı fazla öyle değil mi? Hiç bir patron size bu kadar iş yükümlülüğü veremez.

Zaman zaman bu yükümlülüklerin altında ezildiğinizi hisseder gibi olacaksınız. Bu çok normal. Tüm yeni annelere, bebeklerine baka­bilecekleri birilerini bulduklannda, kısa molalar vermelerini tavsiye ediyorum. Kendilerini daha canlı hissetmelerini sağlayacak ılık bir duş, kısa bir yürüyüş oldukça faydalı olabilir. Ancak bu molaları kısa tutmanızın siz ve bebeğiniz için daha avantajlı olacağını aklınızdan çıkarmayın. Emin olun fiziksel ve ruhsal yorgunluğunuzu üzerinizden atmaya yarayacak başlıca şey, be­beğinizle geçirdiğiniz vakittir. Onu emzirmek, kucağınıza almak, birlikte şekerleme yapmak annelik becerilerinizi ve aranızdaki bağı güçlen­dirir. Her gün bebeğinizin verdiği birbirinden farklı ipuçlarını öğrenmek, size kendinizi iyi hissettirecektir.

Bebeğinizin tüm sorumluluğunu üstlenme­niz, onun sizden bağımsız atacağı adımın geldi­ği zamanı daha iyi anlamanızı, hatta hissetme­nizi sağlayacaktır. Bir yandan daima kurmakta olduğunuz empatinizi kaybetmek istemiyorsu­nuz. Diğer yandan, onun gözünde açlığını gide­ren bir nesneye dönüştüğünüzü hissetmek sizi rahatsız ediyor. Telaş yapmanıza gerek yok. Onun sunduğu ipuçlarını yakalayıp, sebatla ver­diğiniz yanıtlar aranızdaki ilişkiyi istediğiniz şekle büründürecektir.

Hayata gözlerini açtıktan sonraki ilk birkaç haftasında hep bebeğinizle birlikte olmak, yal­nızca bebeğinizin size güvenmesini sağlamakla kalmayıp, sizin de kendinize bir anne olarak iti­mat etmenize sebep olacaktır. Aynı zamanda, değişen hayatınıza daha kolay adapte olmanızı sağlayacak olup, etrafınızdaki olumsuzluklara kulak asmamanızı öğreteceğinden, ilerleyen ay­larda bir uzman anne olarak daha rahat edecek­siniz.

Bu haber 1452 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x